Sözlerimin
tenhalığından korkunca sustum şehirde
Sessizliğimin tenhalığından korkunca konuştum
Ummadığım bir anda inandım düşmana
Hınçla dolup şehrin peşi sıra koşuştum, ne fena
Yüreğime doğru uzanan yaşlı bir anneydi gördüğüm
Çocukları ölüyormuş ülkenin birinde
Anlattı durdu sağır yüreğime acıyı
Su çekmek bile yasakmış kuyularından
Çocuklar ölüyormuş sokaklarında
Ölümü oyun sananlar elinde
Ölümü kurtuluş bilen çocuklar
İşte anlattı durdu sağır yüreğime
Çocukları ölüyormuş ülkenin birinde
Filistin miymiş neymiş
Acıyı fark edince durdum gözlerinde
çay demleyecektim oysa, durdum gözlerinde
Kayboldum su vermeye yasaklanmış kuyuların
Çocukları öldüren kötürüm yüreklerin
Taşlara tanklarla saldıran köpeklerin
Sivri dişleri önünde
Düşündüm binlerce kez
Acıyı yeni öğrenen bir şaşkın gibi
Aslında yoktu İsrail diye bir şey
Gasp edilmiş bir Filistin vardı
Ve gasp edilmişti her şey
Evet her şey
Su vermeye yasaklı kuyular
Ölümü ensesinde hisseden çocuklar
Hiç gülmeyen anneler
Biçare babalar
Taşlara karşı tanklar
Tanklara karşı taşlar
Direniş silaha yumruğunu sıkanda başlar