|
Tasfiye . Edebiyat-Düşünce Dergisi Yıl 3 Sayı 12 Haziran-Temmuz'07 |
|
Ay Ayrıldı _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ Şule Yüksel GÖKYAR
Ay yarıldı…
Göründü zaman kuyusunun dibi. Gece kara sürmesini usulca çekti yorgun gözlerden. Sonraya bırakılmış gerçekler dizildi zaman aynasının karşısına. Ay gecenin simsiyah kapısını açtı ve çözüldü karaların dili aydınlığa. Aşikâr olanlara bulandı sinelerde gizli tutulanlar. Harflerin hükmü kalktı kelimelerin omuzlarından. Sahte maskeleri birer birer düştü yüzlerin. Bakışların feri kayboldu ufuklarda. Ve ay yarıldı. Artık saatler zamanı tesbih taneleri gibi çekiyor hayattan. Sona doğru yaklaşan insan, kaybettiklerine hayıflanıyor uçurumun kenarında adım adım. Artık ardı sıra koştukları sevdaları yok yüreklerin. İnsan bitişinin sersemliğiyle dokuyor kendi hayatının sonunu. Artık yaşamak yakışmıyor belki de bedenlere. Secdeleri özleyen alınlarla bitirilmemiş duaları aminliyor diller. Seccadeler ıslanmayacak artık namazlarda. Hüznün cümlelerini serpiştirip sükûtun ortasına, zamana karşı susuyor ağızlar. Anlıyor insan artık Rahman’ın izin verdikleri konuşacak susmuş dillerin karşısında. Ve söylenenler hakikati barındıracak içinde. Bir daha dönmemek üzere gidiyor insan geldiği yere. Rüzgârın savuruşu gibi ertelenenler çıkıyor insanın karşısına… Yapılacak ne kadar da şey vardı oysa.. Sıcacık elleri özleyen eller vardı tutulası. Yazdan kaçırılmış çocukluklarla uçurulacak beyaz renkli uçurtmalar vardı. Umutların yüklendiği gecenin bağrına sakladığı duaları vardı dillerin, alınların ıslatacağı seccadeler… Mavi göklerin yüreğine hediye edeceğimiz kuşlarımız vardı özgürlük kokan. Sevindirilecek yetim elleri vardı merhametin kollarına konulmuş. O’na yönelecek anlar, O’nun için yapılacak çok şey vardı daha. Yaşanılanlar yarım kalacaktı. Daha sevinçler tam ilişmemişti içlere. Tebessümler iyi oturmamıştı dudaklara. Her şey için çok erkendi daha. Sunulacak olan sevgiler vardı dillerle. Bitmeyen işler, konuşulmayanlar, duyulmayanlar, sezilmeyenler, yaşanılmayanlar vardı ötelerde… Her şey bitti, ortadan ikiye yarıldı ay… Zamanı karşılıksız veren çekecekti yine onu verdiği yerden. Sözün bittiği yerde seslendi Yaradan, "Güneşe ve onun ışığına, ardından gelmekte olan Ay’a…" dedi. Bölündü uykular. Gece kara örtüsünü sıyırdı insanın üzerinden. Olacak olan yaklaştı. Ve ay yarıldı… |
|
|