Tasfiye . Edebiyat-Düşünce Dergisi Yıl 3 Sayı 11 Mart-Nisan'07


 

AY SANISI

_ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _Emine ŞİMŞEK


                    Zaman: Kalemin ihanet ettiği hûnefşan gece
                    ./
                  Sözlerim karanfil yumağında zemheri aydınlıktaydı. Susmuştum çığırtkan rüzgarlara inat. Çiçeklerden bir alfabe kurmaktı muradım. Yeni öyküler uydurmalıydım, şiirler söylemeli… Mısra mısra koşmalıydım acı kafilesinin ardı sıra gülün buğusuna kapılmadan evvel; ama hırçın bir göçebeydi zaman…
                   ../  
                  Sözlerim yalnızlığın koyu tonundaydı. İçimde yoruma kapalı cümleler… Soru imleri… Rutubet kokulu bir odadaydım uyandığımda, arzımda menevşe öyküler… Eşkalini çizdim sancılı seferlerin gözlerim kapalı, yüreğim açık…  ‘Ne oluyor?’ dedim ertesinde. Kalbim lime lime… Elimde ateş var! Sicilimde aşk katli!                    .../ 
                   Sözlerim rükûnda huzurdaydı. Hücum etmişti ketum mevsimler günceme. Aşk adını anmamaktı niyetim. Niyetim nergisi anlatmaktı. Yedi günahı, suda yanan ateşi, ruhun açık uçlarından  duyulan yazgımın kavlini dillendirmekti.  
                 Bütün sözlerin aşka çıkacağını nerden bileydim!                  Nerden bileydim cefa dediğimin ecza olduğunu esrik geçitlerde?   
                   Aklıma gelir miydi hiç kalemin ihaneti…? 
                  Mekân:Alıp başını giden düşlerimin kerehat noktası     
                  Aynanın içinde gördüğüm çocuk yüzlü yağmurlardı. Aynı şiirin koynunda uyuya kalmıştı mecruh yıldızlar. Bir kelebek ömrü soluklanayım dedim kavruk türküler eşliğinde. Basmaz mı düşlerimi haramiler!
                  Kerehat noktasıydı...
                 Kalakalmıştım öylesine sessiz arzın eşiğinde. Hüznün burcunda on nergis yılı bekledim yitmişliğini.
                  Susmuştum…
                  Geceydi... 
                 ‘Ay’dedim usulca… ’Gönlüme haleli rüyalar sunmaya geldi!’
                              ...

            Yaşadığım bir hezeyanın bungun talihiymiş meğer...         
            Bir gidişin depresif vurmuşluğuymuş.
            Ay sanısıymış meğer geceme düşen ıssız gölge.