Tasfiye . Edebiyat-Düşünce Dergisi Yıl 3 Sayı 10 Aralık'06-Ocak'07


 

DUVAR TİYATROSU

 _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _

 

 

Abi bi taş atmaz mısın
Bana umut olmaz mısın
Abla bi taş atmaz mısın
Bana umut olmaz mısın

Düşman bana tüm duvarlar
Ambargoyu kırmaz mısın

Siyonizme direnmeliyiz
Siyonizme baş eğmeyiz biz

Abi bi taş atmaz mısın
Bana umut olmaz mısın
Abla bi taş atmaz mısın
Bana umut olmaz mısın

Düşmanımdır tüm silahlar
Bana kucak açmaz mısın

Siyonizme direnmeliyiz
Siyonizme baş eğmeyiz biz



DUVAR

(Üç kişilik bir oyun, konu: Duvar. Yukarıdaki marş, oyunun sonunda söylenecek ve diğer çocuklar seyircilerin ellerine birer taş verecekler; ‘haydi siz de bize katılın, bize destek olun’ dercesine. Oyunda Afgani, Furkan ve Yasir oynuyorlar. 3 çocuk duvarın dibinde duvarla ilgili çocukça gözlemler yapıyorlar. Yorumlar oyunun sonuna kadar devam ediyor ve bu duvardan nasıl kurtuluruz diye yorum yaparlarken, sevgiyle, umutla, birlik ve beraberlikle kurtulabileceklerine dair yukarıdaki marşı söylerler. Marş söylenirken diğer çocuklar ellerindeki taşları seyircilere dağıtırlar)

(Oyun üçünün de yüzleri duvara dönük bir şekilde başlar.)

F- Bu duvar ne zaman yapıldı bileniniz var mı?
A- Ben küçüktüm ama hayal meyal hatırlıyorum
F- Ya sen Yasir. Duvarın arkasında ne vardı hatırlıyor musun?
Y- Hayır. Kendimi bildim bileli bu duvar burada
A- Bu duvar olmasaydı, okulun yolu bu kadar uzak olmazdı.
F- Evet, yürümekten ayaklarım şişiyor. Ekmek yer misiniz? (Her ikisine de ekmek verir. ‘Ama peynir yok’, der. Furkan, ‘Olsun bu ekmek o kadar lezzetli ki, ninem de bize hep bundan yapar’, der)
A-Babam hep anlatır, bizden gelecek tehlikeler için yapmışlar bu duvarı.
Y- Ne tehlikesi, ne yapmışız ki onlara.
F- Öyle ya evlerini mi yıkmışız, uçakla bomba mı atmışız, ne yapmışız?
A- Siz duvarın arkasındakileri hiç gördünüz mü?
Y- Tabii ki.
A- Oğlum askerleri söylemiyorum, mesela çocuklar. Ne yerler ne içerler, hangi oyunları oynarlar?
Y- E, canım onlar da bizim gibi çelik çomak oynuyorlardır, bütün çocuklar aynıdır bence
F- Olur mu? Ali söylemişti. Annesinin çalıştığı evde havuz varmış, hem de kocaman. Çocuklar çimlerle kaplı bir bahçede gerçek futbol topuyla oynuyorlarmış
A- Gerçek ha, vay be.
Y- O da bir şey mi, Türkiye’den misafirlerimiz gelmişti, çocukların hepsi en pahalı ayakkabılardan giyiyorlardı.
F- Gerçekten mi?
A- Evet, babamın dediğine göre o ayakkabının parasıyla biz bir ay geçinirmişiz Filistin’de. Et alırmışız, meyve alırmışız.
F- Bir sürü çikolata, şeker…
Y- Bir araba dolusu ekmek, peynir, zeytin…
A- Ne arabası, kamyon, kamyon!
F- Hey şuraya bakın askeri araç, koşun çocuklar!


(Yerlerinden kalkıp taş atarlar, koşup tekrar yerlerine geri dönerler ve sohbete devam ederler.)


A- Duvar yüzünden babam işsiz kaldı. Geçmesine izin vermiyorlar.
F- Bizim de tarlamızı mahvettiler. Bütün ürünlerimizi yaktılar.
Y- Kocaman bir hapishanedeyiz sanki. Allah’ın bize gönderdiği rızkı,
F- Özgürlüğü,
A- Umudu duvarlarla engelleyebileceklerini zannediyorlar.
F- Zannediyorlar ki Filistin sadece Filistin’den ibarettir.
Y- Kardeşimiz Muhammed Durra sokakta kurşunlara geldiğinde babam demişti ki üzülmeyin sizin milyonlarca kardeşiniz var.
A- Öyle ya Filistin Sudan’dır, Lübnan’dır, Afganistan’dır.
F- İran’dır, Ortadoğu’dur, Asya’dır
Y- Filistin Afrika’dır, Mısır’dır, Fas’tır, Cezayir’dir
A-Y-F- Filistin, Türkiye’dir!

O zaman biz bu duvarı yıkabiliriz. Topla tüfekle değil belki ama umutla, sevgiyle, kardeşliğimizle!
 

(Ellerinde taşlar, eller havada hep birlikte bu son cümleyi haykırdıktan sonra marşı söylerler: ABİ Bİ TAŞ ATMAZ MISIN!)