Tasfiye . Edebiyat-Düşünce Dergisi Yıl 3 Sayı 10 Aralık'06-Ocak'07


 

PUSLU BİR GECEDE AYAK SESLERİN GELİYOR

 _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _  Neşe GÜRER

 


 

Ceset kokan topraklarda açılan, misk ü anber kokulu hürriyet… Sana ulaşmak ne kadar zormuş meğer. Nazlı bir gelin gibisin duvağı üstünde. Can verecek bir tohum gibisin verimsiz topraklara. Yavrusunu hasretle kucaklayan bir annenin göğsünde huzur bulan bir bebek gibisin.


Vuslatın uzadıkça arzulayanların yüreğinde daha bir kora dönüyorsun. Zaman uzadıkça hasret aşkınla bileyleniyor.


Rüzgar olup savuruyorsun saçlarımızı, yağmur olup yanaklarımızdan süzülüyorsun, kar olup dudaklarımıza tane tane düştüğünde içimize akıyorsun. Umudumuzu kaybedip tükendiğimizde ansızın, kara bulutlar ardından güneş olup gülümsetiyorsun göz bebeklerimizi.


Ey hürriyet! En çok biz biliyoruz senin kıymetini. En çok bizim analarımız ve çocuklarımız.


Senin yokluğunda ana olmak ne zor bilir misin? Göz bebeğin yavruna seni tattıramamak. Ona duvarlar üstündeki tel örgülerden göstermek maviyi.


Sen yokken ana olmak ne zor biliyor musun? Silahsız, tanksız, barut kokusu, arama korkusu olmadan, evladının elinden sıkıca tutup kaçacak yer aramadan yürümek caddelerde.


Ve sen yokken kadın olmak ne zor bilir misin? Sorgusuz, sualsiz gece bir baskınla tutup götürdüklerinde eşini; ne yapacaklarını, nerede olduğunu bilmeden, sabırla ve duayla beklemek. Günün birinde belki bir cadde ortasında cesediyle ya da kan revan içinde sedyede, bir hastane köşesinde kavuşunca, boğazına düğümlenen hıçkırıkları; “La ilahe illalah”, “Allahu Ekber” diye Rabbe havale etmek.


Ey hürriyet! Senin yokluğunda Mescid-i Aksa mahzun, Kudüs senden gelecek müjdeyle avuçları semada, Gazze yorgun ve bitkin secdede.


Sana kan kusturanların kolları dünyanın dört bir yanına dalga dalga yayılıyor. Allah adına ne varsa gönüllerde bir bir koparmaya çalışılıyor. Ta ki iffet ve vakarın timsali başörtüsüne kadar.


Dudu kuşunun hikayesi düşüyor zihinlerimize. Özgürlük için arkadaşlarının denizler ötesinden gönderdiği mesajı almış ve gökyüzüne kavuşmuştu. Yanı başımızdakiler özgürlük için her gün şehit düşerken gerçek hürriyete kavuştular…


Gerçek hürriyet yalnız seninle var Allah’ım. Sisli bulutlar kaplasa da gök yüzünü, güneş göstermese de yüzünü, yağmurlar sağnak olup durmaksızın yağsa da, şimşekler bütün gürültüyle kopsa da her yerde senin kelamın.


Bulutlar tefekkürü anlatıyor, güneş asla pes etmeden azmi, yağmurlar rahmetinin bereketini, çakan şimşekler batıl karşısında dimdik durma cesaretini.