PARMAĞIM HAVADA

içimden
çıkıyorum şiirin en kandiline
elimde ritmik bir rüya: ahşap uyumaları
ben çıkıyorum diyorum ceketimden şiirle
yağmurlar soyuluyor yüzümün uzağından
kırılıyor şehrin en uzun parmakları
öyleyse alıp geleyim kalbimin son halini
bir ayet gibi açan son halini alıp geleyim
yüzümdeki uğultu diriltsin denizleri
isterseniz soluk kan gibi yüzümden çekileyim
aşk unutmaz dilekleri ve küpe çiçeklerini
eyvahlarımdan diri bir hüzün damlıyor
tutup saklıyorum yeniyetme çocuk gibi kalbimi
kimseye göstermiyorum
akıp akıp gidiyor mevsimlerden ılık kalbim
mevsimleri gözlerimden uzağa silkeliyorum
değmesin diyorum kimseye değmesin bir yerlerim
harfleri içimde çatlatarak geliyorum
geliyorum kursağımda helal sözcükler
anamın ak sütünden helal sözcük bilmiyorum
dünya bir sıva gibi dökülüyor ezberimden
bugün de mazeretliyim: dünyaya çıkmıyorum
hayat ölü gemilerle ilerliyor genzimden
mesaim bitiyor içimde: bekleyin gelmiyorum
gömüt yalnızlığı benimki yüzümü boyuyor kuşlar
kimsenin bilmediği bir mezarın taşlarıyla
kanımın kırmızı aralığından uzuyor saçlarım
ahir zaman: ölüm insanı hep kalbinden öpüyor
göğsümden çağrılıyorum oyuna: havada parmaklarım
Mustafa
KÖNEÇOĞLU