|
DÜŞÜNMEDEN DÜŞECEĞİMİZ
_ _ _ _ _ _ _ _ _ _
_ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _
Ahmet
ÖRS

Düşünceden korkmak her
zaman olagelen. Keşke düşünce insanlara bu kadar ağır gelmeseydi. Düşünce,
fikir yani eskilerin diliyle. Ne zaman, düşünce dedik ya işte! Gülümse.
Düşünceden anladığımız belki de sadece budur.
Okumazsam düşünce yok, okursam olan şey düşünce mi, yasak mı, korku mu?
Korku mu yasağı besliyor, yasak mı korkuyu. Bilen varsa doğrusunu beri
gelsin de bizi engin düşünceleriyle aydınlatsın.
Düşünce ne işime yarar benim. Düşünceyle ancak borsa düşünce işim olur, ya
da faizler çıkınca. Faiz düşünce yanıma gel de sana düşüncenin en derinini
açıklayayım.
Yaz oğlum, belki düşünceye değer veren biri vardır da o denk gelir
yazdıklarına. Belki bir okuyanın çıkar. Ama ben yazınca düşünceden yana
onlar sadece ne kadar ettiğini soruyorlar, ne kazanıyorsun. Ben de
cevapladığımda kimlik ve onur, ama mührü resmi dairede vurdurman gerekmiyor
mu?
Okuluma giderim, ödevimi yaparım, düşünceye sıra geldiğinde notlarım düşer
diye hiç oralı olmam. Bana ne düşünce diye diye notlarım düşünce babama ne
derim ben, baban gibi adam ol, der bana, düşünce notların gelme yanıma.
Korku en büyük düşüncedir dedi adam, evet kork ve korkut. Korkunun
felsefesini üret ki tesirin kuvvetli olsun. Senden büyük düşünce adamı olmaz
o zaman, havalısındır artık, çünkü korkuyu üretenden insanlar korkar,
sevgiyi üreteni ciddiye alan olmaz.
Bir kitap okusan derse okumam demek belki yakışık almaz ama okumayı
kurtarmak, mış gibi yapmak mümkün, mümkün yolları var. Hem düşünce uğramaz
konforunu tedirgin etmeye, hem de günü kurtarırsın işte, fena mı.
Bizim oralarda bir düşünce adamı vardı. Hep düşünürdü. Düşündüğünü dile
getirmeye geldiğinde ise konuşamaz, işin içinden çıkamadıkça da edepsiz
kelimelerle etrafa tehditler savururdu. Yok, derdi yok, bizde düşünce adamı
yok, lanet olsun. En sonuncusu dedemin dedesi zamanında yaşamış.
Takmışsın dedi, varsa yoksa düşünce. Sen mi kurtaracaksın dünyayı, yoksa
kâtip mi olacaksın. Sana ne, otur keyfine bak, ne ortadoğusu, ne bopu,
durumun kötü, hasta olacaksın diye korkuyorum. Bak sonun iyi değil, kitap,
okuma, düşünce diyen bir tanıdığım vardı uzaktan, mahkemelerden beri
gelemedi. Uzaktan diyorum ha, yanlış anlaşılmasın. Çok şükür herhangi bir
yakınlığım yoktur kendisiyle, biline de başımıza işler gelmeye.
Zararsız Düşünceler Mektebi diye bir okul kurmuş biri, oraya kayıt
yaptırmalı. Hem düşünmeli, hem açık etmemeli, açık etmek düşünceye zarar.
Mesela bir ayak yuvarlağı oyunu hakkında saatlerce düşünmek serbest,
sayfalarca makale okumak, yazmak, orada burada tartışmak. Ama serbest olmaz
ha başka meseleleri dillendirmek. Akla zarar düşünceye karşıyız efendim.
Siyaset yapsak olmaz, tarih eleştirsek olmaz, eğitimi ele alsak olmaz, din
iman işine girsek olmaz, edebiyatı alt üst etsek olmaz, peki biz ne
yapacağız. Yapacak iş mi yok, bi çay söyleyeyim de laflayalım oradan
buradan. Laflarken laf kaçırırsam ağzımdan, işte o lafı deme.
Dergimiz var alır mısın, okur musun. Alamam, param yok diyemeyeceğim, var
param ama okumaya niyetim yok. Yoksa paraya ne olmuş, her gün saçıyorum dört
bir yana. Ben de alamam çünkü ne yaptığınızı sanıyorsunuz ki, nedir yani.
Size düşene kadar düşünce daha nitelikli bir şey değil mi, edebiyat, öykü,
şiir falan. Canın sağolsun üstad, o da bir düşünce en nihayetinde. Ama bu
sözlerinizle düşürdünüz değerini düşüncenin.
Bunların diyor, beynini yıkamışlar. Allah Allah, nasıl yıkıyorlar şu beyin
dediğinin şeyi. Peki senin beynini kim yıkadı. Benim beynim özgür düşünceden
yana. Hımm, demek özgür düşünce sensin, araya araya bulamadığım. Düşünceyi
özgürleştiren sensin yani, çok memnun oldum. Dağıtalım biraz, derdi, kederi
unutalım, dünyayı biz mi kurtaracağız.
Sonra düşüne düşüne adam hakikate yaklaştı en sonunda, dedi ki, bir düşünce
adamı bulursam ona soracağım ki düşünce olmazsa düşeceğimiz yer neresidir,
alçalacağımız. |