Haz
4
2017

Dağların Çobanları… – Nazlı Nesibe Kılıçoğlu

  Dağların arasından çıkıyor çobanlar, kavalları yerlerde. Sürüleri önlerinde, koşturmacada. Bilirsiniz karlıydı da dağlar, erimezdi yaz-kış… –Çobanım, kavallarımı yerlere vura vura aranıyorum. Ve şimdi betonlar arasında kalmış dağlarım. Kafalarını elektrik demirlerine çarpa çarpa kaçışıyor sürülerim. Ve anlıyorum dünyaya yaşamak için geldiysek de daha çok yaşlanıyor insan… Ağaçların demir gövdeleri köküyle toprağı tutamıyor. Dağlar sellere tutulmuş, şehir yabancı duruyor ortalıkta. Bu kadar zor olmamalı yaşamak. Başka bir ipten tutunarak nefes almalıyız. Ve biz olmayan hayatlara vurgunuz. […]

Nis
17
2017

Olması Gerekenden Uzakta – Nazlı Nesibe Kılıçoğlu

  İnsan olmanın temel esaslarının göz ardı edildiği hatta hiç ele alınmadığı bir dönemde yaşar hale geliyoruz. Söylediğimiz kelimeler, kullandığımız ifadeler ve ilgi duyduğumuz şeyler başkalaşıyor. Olması gerekenin ne olduğunu bilmeden onun etrafında dolaşıp duruyoruz. Bütün her şey anlam derinliğini kaybetmeye ve birer şekil haline gelmeye başlıyor. Olacaklardan habersiz bir anlamsızlığa doğru sürükleniyoruz ama farkında değiliz: farkında olmadığımızın da… Ve çevremizde anlamsızlığın derin belirtileri dolaşıp duruyor. Bu derin belirtileri kimi zaman görmüyoruz, kimi zaman görmezden […]

Nis
10
2017

Bir Kapı Aralığı: Yaşam ve Ölüm – Nazlı Nesibe Kılıçoğlu

  Her şey bilincinde güzel: neden yaşadığımız, neden büyüdüğümüz, neden sevinip üzüldüğümüz, neden yaratıldığımız, neden öldüğümüz… Neden öldüğümüz… Hep sakındığımız o kelime: ölüm. Sevinçlerimiz, heyecanlarımız, hüzünlerimiz ile süsleniyor yolculuğumuz. Nereden geldiğimizi unutarak bilmeden bastığımız toprak, nereye gideceğimizi anlamayarak bilmeden bastığımız toprak… Kan ve çamur… Beden ve ruh… İnsan ve beşer… Yaşam ve ölüm… Mesela bir çocuğun titrek dudaklarında seyretmiştirsiniz ölümü. Tütmesi gereken ocağın nerede olduğunu bilmeden onu arayan gözlerinde çok da belli oluyordur ölüm. Hem […]

Mar
26
2017

Kaygı artık ehlîleşmediğinde

  Isabell Lorey’in, (Türkçe çevirisi Otonom Yayıncılık – 2016) Kırılganların Yönetimi adlı kitabının farklı tarafı kendini tahlille sınırlandırmayıp egemenlerin kırılgan kıldığı kişiler-topluluklar için isyancı-kurucu bir geleceğin izini sürmeye çalışması, bunun işaretlerini göstermesidir.

Şub
19
2017

Yûsûf Peygamberin Tamamladığı Çerçeve

  Yûsûf Peygamberin hayatı, mücadelesi umumiyetle ya Dîvan Şiirinde de karşımıza çıktığı gibi “Yûsûf ile Züleyha” başlıklı bir aşk hikâyesine ya da sadece kişisel bir ahlâkî çerçeveye indirgenmiştir ki bu çok boyutlu mesajları iç içe geçen bir pratiğin başına gelebilecek en büyük talihsizliklerdendir. Yûsûf Peygamberin, Rabbine duyduğu sorumluluk bilinciyle hareket ederek zaaflarına karşı inşa ettiği eşsiz ahlâkı çarpıcı bir örnekliktedir. Yozlaşma ve çürümenin saldırılarına karşı kişiyi onaran, muttaki bir insan olarak ayakta tutan bu ahlâk […]

Oca
7
2017

Kılı kırk yaran hassasiyet

Muhatabını dönüştürmeyi amaçlayan bir mücadeleyi/karşı koyma biçimini örneklemiştir bütün Resuller. Son Elçi’nin Mekke’de, Musa Peygamberin Mısır’da ve bütün diğer resullerin kendi kavimlerindeki zulüm odaklarına/önderlerine karşı tutumları böyle gerçekleşmiştir. Tebliğ edilmesi gereken “hakikat” ile toplumsal/siyasal direniş biçimlerinin uyumu fevkalâde şaşırtıcıdır. Bu yönüyle özellikle modern tezlerin çok ötesinde, başka bir paradigmayı işaret eden bir kıymete hâizdir. Karşıtını dönüştürme vurgusu modern siyasal tezlerde yer alsa da bu uyumun hidâyeti merkeze alan bir bütün hâlindeki değişim ve dönüşümü hedeflemesi […]

Ara
25
2016

Hakikat arayışının sahteliği

  İkinci Dünya Savaşının yıkımıyla ortaya çıkan küresel ölçekli bunalım ve buhranın bir uzantısı olarak boy veren İkinci Yeni’nin izleri uzak bir gelecekte bile kendini açıkça gösterebilecek boyutlardaydı. İkinci Yeni hiç kuşku yok ki çok güçlü, esaslı bir ekol. Biçimsel niteliklerinden öte insanı kavrayışı, insanın içine doğru yürüyüşü, imgenin büyüsüyle modern insanın sürüklendiği çaresizliği, açmazları işlemesi bambaşka bir çarpıcılıktaydı ancak bütün güç ve kudretine rağmen nihayetinde insanın geri çekilişini ifade ediyordu, bunca kaybetmenin yanında siyasal/toplumsal […]

Ara
10
2016

Yeni bir başlangıç için gerekli düşünsel mirasa sahibiz

  İslami hareketin içinde bulunduğu trajik düşüşten çıkışın imkânlarını siyasal ve düşünsel temelde ele almak gerekiyor. Üretilmesi gereken yeni siyasal pozisyonlarla ilgili olarak bir önceki yazıda bazı önerilerde bulunmuştum. Bugün ölçüsüzce yapılan birçok değerlendirmede İslamcılığın kaynakları itibariyle IŞİD benzeri anlayışları üretme potansiyeline sahip olduğu söyleniyor. Bu iddia gerçekleri izah etmekten uzaktır. İslamcılığın hangi aşamalardan geçerek “İslamcılık” olduğunu unutan ya da görmezden gelen bir tavır sorumsuz bir tavırdır. İslamcılık, Efgânî’den bu yana düşünsel-imânî bir yenileşme ve […]

Kas
29
2016

İslamcılığın Trajik Düşüşünden Çıkış Mümkündür

  İslami hareket egemen siyaset tarafından teslim alınalı epeyce bir vakit geçti. Bu kadar vakit geçtikten, karşı karşıya bulunduğumuz trajik tablo iyice netleştikten sonra bugün itibariyle sağlıklı değerlendirmeler yapabilme fırsatını da yakalamış bulunuyoruz. Ülkede boy veren İslamcılığın tarihsel ilerleyişi çok kıymetli adımları ihtiva etse de en başta programsızlık ve siyasi projesizlik bu yürüyüşü baltaladı, zayıf düşürdü. Son kırk yılın en hareketli aşamalarında bile derli toplu bir programa, çerçevesi belirlenmiş bir gelecek tasavvuruna sahip olamadı devrimci […]

Kas
27
2016

Hamit Bozarslan’ın “Lüks ve Şiddet” Kitabından Değiniler – Halil Toprak

Aşağıdaki ilk paragraf Hamit Bozarslan’ın İslam’a bakışını yansıtmakta olup devamında gelen paragraflar da kitabın ana hatlarını çizen alıntılardır: “İslâm’ı bir korku dinine dönüştürmüş olan ortopraksiden çıkışın tek yolu, İslâm’ın devlet, toplum ve hukuk alanlarından tümüyle çekilmesi, başka dinlere oranla her türlü üstünlük iddiasından feragat etmesi, kendisini sadece ve sadece metafizik bir temelde yeniden tanımlamasıdır. Bunu beceremeyen bir İslam’ın, 14. yüzyılda, en başta Müslümanlar olmak üzere, insanlığa sunabileceği tek şey yıkım, şiddet, sefalet ve medeniyet kaybıydı.İslâm’ın […]

Sayfalar:1234567...89»
FELAH KİTAP

ÖYB Kısa Film Yarışması

mülteci yüreğim vv - Kopya

Tasfiye 50

Tasfiye 49

Tasfiye 48

Panel Notları

Yazar Girişi

Tasfiye Arşivi

istatistik

  • 48Bugün okunanlar:
  • 2649Aylık okunma:
  • 215942Toplam ziyaretçi:
  • 38Bugünkü ziyaretçiler:
  • 2051Aylık ziyaretçi:
  • 76Günlük ziyaretçi:
  • 1Şu anda online olan ziyatçiler: