28
2012
İslamcı edebiyat kendine neyi temel alıyor?
Edebiyatın başlı başına devrimci bir gücü var mıdır, edebiyat kendinden menkul bir sürükleyicilik oluşturabilir mi, gibi sorulara verilecek cevaplar tartışmaya açık olmakla birlikte bana göre edebiyat ancak paralel bir güç olabilir, etkili bir paralel güç. Edebiyatın devrimci süreçlere sağladığı motivasyon hesap edilemez, ölçülemez ancak edebiyatın etkisi paralelleştiği güç(ler)le alakalıdır. Edebiyatın toplumsal muhalefeti besleyen ya da toplumsal muhalefetten beslenen tarafları vardır. Bu birbirini besleyen süreçleri bıçak keskinliği ile ayırmak mümkün değildir. İdeolojilerin öldürüldüğü bir çağda edebiyat [...]
27
2012
TOKAD, “Kahrolsun İsrail” davası için Kayseri’deydi
İsrail takımının Kayseri’deki maçında “Kahrolsun İsrail” dedikleri için ağır cezada yargılanan 30 gencin duruşma günü adliye önünde İHH tarafından organize edilen protesto için TOKAD da Kayseri’deydi. Türkiye’nin birçok yerinden Kayseri’ye gelen 1500’e yakın kişinin katıldığı protestoda konuşan İHH başkanı Bülent Yıldırım, “Kahrolsun İsrail” demeye devam edeceklerini, emperyalistler tarafından desteklenen kanlı bir terör devleti olan İsrail’in katliamcı politikalarına karşı mücadele edeceklerini söyledi. Zulmün olduğu her yer ve topluluğa karşı İslami ve insani sorumluluk duyduklarını söyleyen Yıldırım, [...]
26
2012
Lise edebiyat eğitiminin açmazları
Geçen gün eleştirmen Semih Gümüş televizyonda liselerdeki edebiyat eğitimiyle ilgili güzel şeyler söyledi. Edebiyat eğitimi sürecinin tersten işlediği, bunun da öğrenciler için olumsuz sonuçlar doğurduğu tespitinde bulundu. Liselerde “edebiyattan nasıl nefret ettirilir”in her türlüsü uygulanıyor. Edebiyatın hayatın bir yansıması olarak estetikle bütünleşen bir ders olduğundan çok, anlamsız ezber listelerinin havada uçuştuğu zorlama ve zorba bir derse dönüştüğünü artık rahatça söyleyebiliriz. Semih Gümüş, o televizyon konuşmasında eski edebiyattan başlayarak bugüne doğru programlanan bir müfredat olduğunu, bunun [...]
26
2012
Sinemanın Vicdanı
“Angelopoulos demek, sadece Yunan tarihi ve ‘Grek’ kültürü değil, başlı başına insanlık vicdanı demektir. Gazeteciliğin ‘başlık şehveti’ne kapılacak olursak, ‘Sinemanın vicdanı sustu’ bile diyebiliriz. Yunanistan’ın göç, acı, işgal, devrim, cunta ve bölünmüşlüklerle dolu yakın tarihinin yanı sıra 1. Dünya Savaşı, Rus Devrimi, Stalin Rusyası, Hitler dönemi Avrupa… Hâsılı geçtiğimiz yüzyıl Avrupa’sının bütün acıları ve trajedileri filmlerine sızdı. Yapıtlarında vazgeçemediği zamansızlık vurgusu biraz da bu yüzdendi. Her filminde gördüğümüz geçmiş ve bugün arasındaki zaman geçişleri, sadece [...]
24
2012
Neoliberal Reformların Kurumları | Asım Öz
Her zaman tartışma konusu olan devletin sınırları meselesi doksanlı yıllardan itibaren hızlı bir biçimde bağımsız düzenleyici kurullara devredilmeye başlandı. Önce ekonomi ile ilgili birkaç sektörde başlayan süreç daha sonra neredeyse bütün kamu politikasını etkileyen bir hale geldi. Öyle ki bu süreç sonunda oluşan kurumlar şimdilerde “devlet içinde devlet” şeklinde nitelendirilerek eleştiri konusu ediliyor. Ümit Sönmez’in kaleme aldığı Piyasanın İdaresi adlı çalışma neoliberalizmin “küçük devlet güçlü piyasa” ülküsünü devlet eliyle gerçekleştiren bağımsız düzenleyici kurumların (BDK’lar) neden [...]
24
2012
Mutezile, özgürlükçü ve sosyal adaletçi bir harekettir
TOKAD (Toplumsal Dayanışma Kültür Eğitim ve Sosyal Araştırmalar Derneği) seminerleri, Muhammed Ammara‘nın “Mutezile ve İnsanın Özgürlüğü Sorunu” kitabını Hacer Gültaş‘ın tahlil etmesiyle devam etti. İlk olarak özgürlük ve serbestlik düşüncesinin İslam Dünyasında ortaya çıkışı, Arap literatüründe özgürlük mevzusunda öne çıkan cebir/zorlama, ihtiyar/serbestlik kavramlarının tanımına değinen Gültaş, sunumuna ilk kuşak müslümanlar arasında özgürlük konusunda öne çıkan fırkaları tanıtarak devam etti. Hacer Gültaş, “Cebriye ekolüne göre ameller Allah tarafından yaratılıyor, insanın iradesi ve özgürlüğü bu konuda etkin [...]
24
2012
Kapitalist faşizanlık: Ailenin ve toplumun çözülüşü
Sendika.org sitesinde İrlandalı yazar Richard K. Moore, “Kamusal eğitiminin devreye girmesinden sonra devlet ve aile, çocukluk dönemini forma sokma işini kontrolleri altına almak için yarışmışlardı – kültür sonraki kuşağa çocukluk döneminde aktarılır. Mikro idare post-kapitalist bir gelecekte, büyük olasılıkla toplumsal kontrolün “nihai çözümü” nü göreceğiz, yani Devlet çocukların yetiştirilmesini tekeline alabilir. Bu toplumda ebeveyn-çocuk arasındaki bağ ortadan kaldırılacak ve dolayısıyla genel olarak aile bağları yok olacak. Artık akraba kavramı olmayacak, kovanda sadece diğer üyeler bulunacak. [...]
Kitap Kritik
Tasfiye 36
Sempozyum
Popüler Yazılar
- Korkmayın abiler, buradayız hâlâ!
- Fakir edebiyatı yapmak – Tarık Tufan
- Tasfiye 36 | Aralık 2011
- Yordam’ın Yaptığına Eleştiri Denilebilir mi?
- Tasfiye 34 | Eylül 2011 – Direnen Edebiyat 7 yaşında!
- Tasfiye 33 | Ağustos 2011
- Eski İslamcı Ayşe Böhürler’in Yeni Zihniyeti
- “Neoliberal Dönemde İslamcılık” paneli 30 Ekim’de
- Erdoğan’ın Mısır Konuşmasının Anlam(lar)ı…
- İslamcılığın Devletleştirilmesi
Tasfiye Arşivi
Yorumlar
- Mutezile, özgürlükçü ve sosyal adaletçi bir harekettir için colak
- İslami Edebiyat Çevrelerinin Dergilerinde Kürt Sorununa Yer Yok! – III için ozgursahne
- İslami Edebiyat Çevrelerinin Dergilerinde Kürt Sorununa Yer Yok! – III için bilal
- Neoliberal Reformların Kurumları | Asım Öz için Ahmet Örs
- Devlet, bir kavmi soyup sonra da fermâyişdir – Şâir Âsaf için hakan
- VAN minute! için Ahmet Örs
- Tek Bayrak, Tek Vatan, Tek Dil ve Binlerce Ceset Torbası | Sinan Ceran için ali
- Bir Sıkımlık Kafa | Nebiye Arı için ali ihsan
- Tek Bayrak, Tek Vatan, Tek Dil ve Binlerce Ceset Torbası | Sinan Ceran için ali ihsan
- Devlet, bir kavmi soyup sonra da fermâyişdir – Şâir Âsaf için xwesersumud


Yazar:









