Browsing articles tagged with " Nazlı Nesibe Kılıçoğlu"
Mar
5
2019

Ve evet – Nazlı Nesibe Kılıçoğlu

  Sonsuz nur, sonsuz ışık, sonsuz huzur ile uyuyordu. Gecenin ona ne getirdiğinden, penceresinin dışındaki dünyada neler olduğundan, hangi el yazmasının bir kez daha gecenin saklayabilirliği kullanılarak toprağın derinliklerine gömüldüğünden, rüyalarının en derinine daldığını gösteren yüzüne penceresinden değen kesik gece ışıklarından, nereden geldiği bilinmeyen gecenin ıslak havasının bir sevgiliyle buluşur gibi saçlarında süzülmesinden… Ve evet. […]

Kas
15
2018

Tablo – Nazlı Nesibe Kılıçoğlu

  Atların şimşekli bir akşamüstünde koşuşturduğu o tablo Çocukluğum, canlandırmalarım, hayallerim, canlanmalarım. Temiz bir sayfa, yıpranmamışlık, başlangıç: Yanlış şarkı anlamıyorsunuz beni Böyle olmamalı bu şiirin başlangıcı Geceden başlamalıyım sabahlara kadar Yıldızları saymalıyım usanmadan Başka işim yokmuş gibi Bu şiiri yazmak ve yaşamak için Zamanım yok. Sabah oldu Yıldızlar yok artık gökyüzünde Sokak lambaları açık unutulmuş […]

May
24
2018

Seyretmeye Devam Ederken – Nazlı Nesibe Kılıçoğlu

  “Bana her şey yaşamı hatırlatıyor.” Hiç kimse yorgun yürüyüşlerime aldırmıyor, herkes neticede kendisine göre oldukça yorgun. Hangi bağlamda, muamma.. Sadece karşıdan gelen bir abi; sağa bir, sola bir sarhoş yürüyüşümden rahatsız, yönünü değiştiriyor. Belki de sövüyor, duymuyorum ama alışkınım. Acıtıyor.

Mar
22
2018

Çocukça Bir Pembe Heves – Nazlı Nesibe Kılıçoğlu

  Saat ikindi sonrası; kışa göre akşam, başka memleketlere göre gece, yüreğime göre hüzün. Ve bembeyaz bir sayfaya, mürekkebin ağırlığıyla yılın ilk gecikmiş yazısı. Yazacağım kelimeler de söylediğim sözler kadar kararsız olacak biliyorum ama yine de ufak bir yolculuğa çıkalım istiyorum: Bir gün. Her gün gidip geldiğim otobüsün koltuğunun altından gelen sıcak hava ayaklarımızdan şehrin […]

Eki
8
2017

Senin Adın Çocuk – Nazlı Nesibe Kılıçoğlu

  Saatler ayarlanmadan ölüme, hafiften esen rüzgar getiriyor adını. Sancılı geçen nice gecelerde kimsenin görmediği o kayan yıldız gibisin. Bekliyorsun, bu aydınlık gecenin sabahına doğru dudaklarımızın aynı şarkıları söylemesini. Oysa akıllarımız şarkıların rengini yakalayamayacak kadar paslı ve kara. Onun intihar girişimleri ise sonu olmayan kelimelerle avutuyor kendini, yenik düşüyor kelimelerine. Ama biz nedenli küsmeliydik küskünlüklerimize, […]

Eki
1
2017

Gururla Bakıyorsunuz Dünyaya – Nazlı Nesibe Kılıçoğlu

Gururla bakıyorsunuz dünyaya: hiçbir şey olmamış, yaşanmamış, kaybolmamış gibi… Ama bir şey demeden sussun yine de olmayan, yaşamayan, kaybolmayan! Kim bilir şu an hepimizin yaşamasıdır aslında garip ve dehşet verici olan? Doğru ama, bunları söylemenin hiçbir zaman yeri ve zamanı olmayacak belki de! Her şeye rağmen farkında olmadan silin gözlerinizi haritadan, hiç bilmeden kendi ateşinizi […]

Tem
23
2017

‘BİR’BİRİMİZ… – Nazlı Nesibe Kılıçoğlu

  Ve kardeştik: çok sabahtı… Göz gözü görmeyecek kadar çok. Bir aydınlık, kör eden. Ve sığınıyorduk güneşin gölgesine. Adlarımız benziyordu, belki ruhlarımız: bir o kadar yabancı ve uzağız. Nerede, nasıl bir adım: belirsiz. Belki de hiç yok? Ve bu sefer uzaktan sesler: hayret ki duyuyoruz. Bir çocuk sevinci var hepimizde. Neden: ‘yabancılaşma’ heyecanı. Ama aynı […]

Haz
4
2017

Dağların Çobanları… – Nazlı Nesibe Kılıçoğlu

  Dağların arasından çıkıyor çobanlar, kavalları yerlerde. Sürüleri önlerinde, koşturmacada. Bilirsiniz karlıydı da dağlar, erimezdi yaz-kış… –Çobanım, kavallarımı yerlere vura vura aranıyorum. Ve şimdi betonlar arasında kalmış dağlarım. Kafalarını elektrik demirlerine çarpa çarpa kaçışıyor sürülerim. Ve anlıyorum dünyaya yaşamak için geldiysek de daha çok yaşlanıyor insan… Ağaçların demir gövdeleri köküyle toprağı tutamıyor. Dağlar sellere tutulmuş, […]

Nis
17
2017

Olması Gerekenden Uzakta – Nazlı Nesibe Kılıçoğlu

  İnsan olmanın temel esaslarının göz ardı edildiği hatta hiç ele alınmadığı bir dönemde yaşar hale geliyoruz. Söylediğimiz kelimeler, kullandığımız ifadeler ve ilgi duyduğumuz şeyler başkalaşıyor. Olması gerekenin ne olduğunu bilmeden onun etrafında dolaşıp duruyoruz. Bütün her şey anlam derinliğini kaybetmeye ve birer şekil haline gelmeye başlıyor. Olacaklardan habersiz bir anlamsızlığa doğru sürükleniyoruz ama farkında […]

Sayfalar:12»