Browsing articles tagged with " mehmet sacit"
Şub
8
2012

Tasfiye 37 | Şubat-Mart 2012

  Şiir Ümit Aktaş, “Deniz”, 2 Nebiye Arı, “Dertleşme Makamında”, 3 Ahmet Örs, “Tarihî Otuz İki Aralık Grevi”, 4 Ünsal Ünlü, “Zaman Aşırı”, 5 Tuba Kaplan, “Ropdöşambr”, 7 Baran Çaçan, “Savaşa ve Kadınlara Kavimler Göçü”, 8 Şehmuz Kurt, “Hutbenin Çürümesi”, 9 Habil Sağlam, “Beklenti”, 9 Öykü Ahmet Örs, “Üçgen Üçgen”, 10 Görkem Evci, “Asfalt”, 11 […]

Eyl
7
2011

Tasfiye 34 | Eylül 2011 – Direnen Edebiyat 7 yaşında!

  DİRENEN EDEBİYAT 7 YAŞINDA! Tasfiye’nin 34. Sayısı Çıktı “Direnen Edebiyat” mottosuyla çıkan Tasfiye Edebiyat-Düşünce Dergisi, Eylül 2011 tarihli 34. Sayısı ile Ekim 2004’te başladığı yolculuğunun yedinci yılını tamamladı. Alain Badiou ve Haruki Murakami Tasfiye’de Tasfiye’nin yedinci yılını tamamladığı 34. sayısında çeviri hikâye ve yazılar dikkat çekiyor. Habil Sağlam’ın, yaşayan etkin ve öncü filozoflardan Alain […]

Haz
18
2011

Şairi Devrime Çağırmak-Tasfiye’nin 32. Sayısı Çıktı!

Tasfiye Edebiyat-Düşünce Dergisinin 32. Sayısı çıktı. Tasfiye, sayfalarında ilk kez görülen Ali Emre’nin şiiriyle başlıyor. “Bir Arasta Sedirinde Uyuyup Kalan Mahmur Çocuklar İçin Koçaklama” başlıklı şiirini “Bir namaz kılalım önce omuzlarımız çürüsün kardeşlikten/ Koşup sonra biri gözünü kırpmadan yaksın tüm gemileri” mısralarıyla tamamlıyor Ali Emre.  Tasfiye’nin diğer şairleri ise Ümit Aktaş, Mehmet Sait Çakar, Bünyamin […]

Ara
7
2010

Büyük Aldanışlar Projesi | Mehmet Sacit

Kendi gücüne dayanarak Ortadoğu’daki dönüşümü tamamlayamayacak olan Amerika, zihinsel egemenliğini pekiştirmek için yanına gönüllü ya da gönülsüz sivil, düşünce temelli ortaklar alıyor. Büyük Şeytan, utanmaz bir arsızlıkla Müslümanların zihinlerini yeniden inşa etmeyi amaçlayan bir açılımı uygulamaya koyabiliyor. İşbirlikçi yönetimlerin kendi inanç evrenlerini çoktan tahrip ettiği talihsiz Ortadoğu ülkeleri de konumlarının pek tabii sonucu olarak bu […]

Kas
24
2010

Köksüz ve Yetersiz

Geçmişe dönük sapkınca saldırılara belki haklı ama nitelikten yoksun, yerine göre de tamamen inatçı savunmalar yapılmasına rağmen savunulan alanla ilgili kayda değer çalışmaların yapılmamış olması fevkalâde düşündürücüdür. Duygusal temelli bir çıkışın ötesine geçemeyen bu duruşların sahihliğinden ve niteliğinden bahsedilemez. Son yıllarda birbiri ardınca yayımlanan birçok dergide karşılaştığımız bir tavır olarak tamamen köksüz bir edebiyat/düşünce/sanat anlayışı […]