May
23
2010

Ismarlama Hayat Olur mu?

“Şiirler ve hikayeler geçen sayıda olduğu gibi yine dosyaya uygun olarak ısmarlanmış.”

Bu Fayrapçılar muhabbet adamlar. Tasfiye’nin son sayısı ile ilgili olarak yukardaki cümleyi de içeren bir yazı yazmışlar blog adreslerine.

Hikâye ve şiirlerin sayıya uygun ısmarlandığını nereden hareketle söylüyorlar anlamadım. Serdar Bülent Yılmaz’ın şiirindeki “1998” tarihini de görememişler demek ki… Taa 12 yıl öncesinden özel sayıya ısmarlanan bir şiir! Ne diyelim, ancak tebriki hak ediyor.

Bir de reklam bahsi var: “Tasfiye dergisi 24. sayısında -reklamlar da dahil- neredeyse bütün sayfalarını “kürtçe edebiyat”a ayırıyor.”

Reklamlar için de bir eleştiri olması zorlamanın ulaştığı dereceyi elevermesi bakımından önemli. Fayrap son birkaç sayıdır büyük telekomünikasyon şirketlerinin reklamlarını yayımlıyor. Birçok duruşa meydan okuyan bir dergi olarak baştan ayağa bu durumu tartışmalıyken özel sayıda işlenen konuya uygun kitap reklamını tartışmaya açmak ilginç olmuş doğrusu.

“Edebiyat Ortamı” dergisiyle alakalı olarak Fayrap blogunda yer alan merkez dergisi olup olmama tartışması sadedinde gündeme getirdikleri itiraz aynen kendileri için de söylenebilir. Kim merkez dergi ve bu iddia hangi gerekçelerle, ne kadar savunulabilir?

Hayat sadece edebiyat dergiciliği ya da şiir midir?

Yoksa hayat onların da birer eleman olarak yer aldığı devasa bir imtihan alanı mıdır?

5 yorum+ Add Comment

  • Hayat toprağını işlemek için edebiyatın pulluk gibi kullanılması gerektiğine inanan; edebiyatı, yaşadığı çağa en güzel ve en estetik şekilde tanıklık yapmanın bir vesilesi olarak gören birisi olarak Tasfiye'nin hayattan kopmadan ifsadın her türlüsüne “hikmetle ve en güzel şekilde” karşı çıkışına şahid olmak bizleri umutlandırıyor…

  • ayrıca kendileri özel sayı yaptıklarında ısmarlama eser olmuyor mu? hakan arslanbenzer şiirlerini unuttular galiba :-)))

  • Güzel bir sayıydı. Kürtçe Edebiyat konusunun gündem olacağını duyunca içimden kendime bir yazı ısmarladım. İtiraf ediyorum. En azından Fayrap yazarlarından bir kısmınınki gibi zorlama değil.

  • adamlar sitelerinde bütün her şeylerini anlatıyorlar. Örneğin Cihan Aktaş'la yazacağı öyküyü tartışmışlar. Bu ısmarlama olmuyorda ne ısmarlama oluyor..

  • Selamlar..
    Dergide dosya konusunu anlarız ama üst üste armağan sayılarını anlamlandırmak zor oluyor.
    edebiyat,fikirsiz ve slogansız olmaya başladığı andan itibaren ilgili dergiler de sınırsız ve seviyesiz 'açık saha' işlevi görmeye başlıyor.
    Bu kimliğe bürünmeyi kendilerine yakıştırıyorlarsa,diyecek pek bir şey kalmıyor zaten.

Leave a comment