May
30
2014

İdraklerimize sokulmaya çalışan o görüntü

21

1 Mayıs’ın sembolik anlamını, adalet ve özgürlük mücadelesi içinde bugüne kadar epeyce tartıştık. Ülkenin farklı şehirlerinde İslamcı itirazın yeni sayılabilecek muhalefet dili olarak meydanlaştırılan 1 Mayıs’ın bu sembolik anlamları daha ileriye taşıyan bir yanı olduğu görülmeli.

Türkiye ve Dünyanın koşar adım gittiği yeri görmemekte ısrarcı eski/ana akım İslamcı çizgiden ayrışarak kendini ifade etmeye çalışan, başka bir yeri işaret eden bu çizgi gelecek için ufuk açıcı/motive edici bir potansiyel taşıyor.

Egemenlerin, zulüm ve baskı siyasetlerinin bir sonucu olarak şehrin meydanlarını, emeğin sesini halka yasaklamasına karşı kıyam eden bu ses İslami Hareketin ön açıcı yeni dilidir ve kesinlikle dönemsel değildir. Küresel kapitalizme yerli taşeronlarını da katarak hem siyasal alanda/sokakta hem de teorik zeminde karşı koymaya çalışan ve küçümsenemeyecek bir deneyimden, okuma ve eylem birikiminden süzülen bir iradeden bahsediyoruz.

Soma katliamının yaşanagelen bir süreç olduğu bu çizginin ortaya koyduğu mütevazı mücadele mirası herkese göstermiş oldu. Artık, düzenin işleyişini, temel dinamiklerini farklı zeminlerde ifade edegelen ve zulmü ifşa eden bu tecrübeden kalkacak yeni bir aşama zorunludur.

Soma’yı “facia” olarak niteleyip İslam’ın özgürleştirici mesajını katlederek vahyin çağrısını hatim-mevlit-taziye dairesine hapsedip hesap vermekten kaçınan Emevi diniyle hesaplaşmanın ne kadar zorunlu olduğu bir kez daha görüldü. Egemenlerin afyonlama hadsizliğiyle ezilenlere karşı silah olarak kullanmaya çalıştığı İslam’dan kalkarak “adalet için isyan”ı öneren ses İslamcı mahallenin dağınıklığına indirilecek esaslı bir umut darbesi olacaktır.

Küresel ittifaklardan yerel hoyratlığa; ekonomik alanlardan insan ve toplum ilişkilerine uzanan yağmacı ve harcayıcı müstağni ve müstekbir tavra İslam’ın adil ve özgürleştirici çağrısıyla itiraz etmek ve somut mücadele alanları üzerinden bu itirazı kuşatıcı bir siyasal çatıya dönüştürmek bizim için uzun ama kaçınılmaz planlama olmak zorundadır.

İnsanın tümüyle yok edildiği, Yaratıcı irade ihtimamının göz ardı edilerek metalaştırmanın tavan yaptığı bir zamandayız. Aşağıla(n)ma yaygınlaşıyor. İnsan onur ve haysiyetinin iptali söz konusu… Böyle bir aşamanın görünen/görünmeyen bütün boyutları şehirleri/halkları ayaklandıran ama egemenlerce görülmek istenmeyen bilakis saklanan nedenken İslamcılık için ıskalanmaması ve onun üzerinden kuşatıcı bir siyasetin inşa edilmesi gereken bir duruma işaret ediyor.

Müşahhas onca yakıcılığa, içerde ve dışardaki galiz rezalet ve fiyaskolara karşın ipotekli iradenin boyunduruğunda tutsak düşmüşlüğü yaracak yeni mücadele ve örgütlenme biçimleri esasen son derece yalın görüntülerden hareketle başarılabilir bir durum arz ediyor.

1 Mayıs’tan Soma’ya idraklerimize sokulmaya çalışan o görüntüyü yakalayabilmek bütün mesele…

platformhaber.net

Leave a comment