Oca
16
2011

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu 279. basın açıklaması

Beş senedir yapmakta olduğumuz açıklamalarda, temel şiarımız; doğrunun, haklının, iyinin yanında olabilmek çabası olmuştur.

Ancak semboller üzerinden yürütülen bir iktidar savaşında, savunduğunuz değerlerin istismar edilebilme tehlikesi ile de sürekli yüzleşmek zorundasınız.
Bizler “Başörtüsü”nü diğer insanlara inancımızı zorla kabul ettirmek, herkes bizim takımın taraftarı olsun, herkes bizim dediğimiz gibi oturup kalksın, iç dediğimizi içsin, içme dediğimizi içmesin diye savunmuyoruz.

Başörtüsü ne adaletsiz bir ahlakçılığın ne de kör bir muhafazakarlığın sembolüdür.
Başörtüsü insanlar arasında adaleti hakim kılmak, insanlara tevhidi ulaştırmak ve onları her türlü iktidarın köleleştirici politikalarından özgür kılmak çabasının sembolüdür.
Başörtüsü iktidarın değil, iktidarı denetleyenlerin/denetlemesi gerekenlerin sembolüdür.
Bu hatırlatmayı son hafta içinde yaşanan tartışmalar dolayısıyla yapmak ihtiyacı hissettik.
İçki satışı ile ilgili son uygulamaların, başbakanın bir heykele olan anlaşılmaz kininin, ve bir tv kanalının bir Osmanlı padişahı ile ilgili dizisine dönük büyütülmeye çalışılan kör öfkenin, iktidar olmanın verdiği; güç bizde o zaman hoşlanmadığımız her şeyi kaldırırız yanılgısı olduğunu düşünüyoruz.
Doğayı talan edecek kanuni düzenlemeler yapan, küçücük bir protesto gösterisine bile tahammül edemeyen, asgari ücreti temel ücret haline getiren, sendikasızlığı dayatan ekonomik politikaların yürütücüsü, yeni RTÜK düzenlemesi ile medyaya aba altından sopa gösteren hükümet, maalesef tüm bunları yaparken şeçmenine mesaj vermek için Başörtüsünün arkasına saklanmaya devam ediyor.
Bizler bu çirkin siyaseti reddediyoruz.
Başörtüsünü savunanlar, günlük siyasetlerin, halkın genel maslahatını gözetmeyen uygulamaların, iktidar şımarıklıklarının tarafı olamazlar.
Olmamışlardır bundan sonrada olmayacaklardır.
Seçim sürecine girdiğimiz son günlerde sahte ve gereksiz gündemlerle muhafazakar hassasiyetler kaşınırken, Çocuklarımızın ilköğretimde yani 15 yaşına kadar başlarını örtmelerinin yasak olması durumu, cumhurbaşkanı ve eşinin de yüksek onaylarıyla devam etmekte.
İmam hatipler hariç liselerde de Başörtüsü yasağı devam ederken imam hatiplerde ise halen milli güvenlik derslerinde kızların zorla başlarını açmaları dayatılıyor.
Üniversitelerde yasak tamamen kalkmadığı gibi bazı üniversitelerde AKP karşıtlığı maalesef Başörtüsüne yönelmiş durumda.
Kamusal alanda iş bulmak ise şu anda “göz yumulan” yerler dışında mümkün değil.
Yani hasılı kelam; başörtülüler hükümet tarafından kendilerine kamusal alanda göz yumulması karşılında , her türlü siyasetlerin destekleyicisi, her seçim öncesi oy potansiyeli olarak görülmeye devam ediyor.
Bu noktada hatırlatmakta fayda görüyoruz; bizler kimse tarafından müsamaha ya da göz yumulma istemiyoruz.
Başörtüsü her alanda ve şartsız serbest bırakılıncaya kadar da iktidar da kim olursa olsun mücadeleye devam edeceğiz.
Türkiye Cumhuriyeti devleti yasakçı doğasıyla komşu halklara da örnek olmaya devam ediyor.
Azerbaycan da şiddetli bir şekilde uygulanmaya başlayan Başörtüsü yasağı, karşısına çıkan İslami muhalefeti ezme noktasında da Türkiye tecrübesinden faydalanacağa benziyor.
Son hafta içinde gerçekleşen protesto eylemleri sonuncunda bir çok aydın ve eylemcinin tutuklandığı Azerbaycan’da, başörtüsünün yasaklanmasına karşı gösterdiği tepkiden dolayı tutuklanan İslam Partisi Genel Başkanı Mövsüm Samedov’un hayatından ise endişe ediliyor.
İslam Azeri.Az’ın haberine göre, tutuklandığı günden beri kendisinden hiçbir haber alınamayan, nerede olduğu ve nerede tutulduğu bilinmeyen Samedov’un Azerbaycan istihbarat veya güvenlik güçleri tarafından öldürülmüş ya da ülke dışına çıkarılmış olabileceğinden endişeleniliyor.
Zor bir mücadelenin henüz başında olan Azerbaycan da ki kardeşlerimiz umarız ki Başörtüsü imtihanında bizden daha başarılı olurlar.
Ve bizim hatalarımızı tekrar etmezler.
Bu hafta Kocaeli’deki kardeşlerimiz 300. kez meydanlardalar.
Sahici tecrübeleri direniş kültürüne çeviren “Başörtüsü Platformları” geleneği, kararlı adımlarla yürüyüşüne devam ediyor.
Kocaeli’ne ve direnişin devam ettiği tüm platformlara Sakarya’dan bir kez daha selam ediyoruz.
Yaşasın Başörtüsü direnişi
Yaşasın İslami mücadelemiz.
SAGBP adına Sakarya Dayanışma Derneği

No Comments+ Add Comment

  • islami camia, siyasal anlamda iktidarın denetleyicisi olduğunu gösterecek bir muhalefeti inşa etmek yerine siyasal iktidarın egemenliğini inşa sürecine harç taşıyor.

    kendi ajandasını oluşturamadığı gibi hükümet'in ajandasına da ismini yazdırarak, şahitlik misyonuna adeta ihanet ediyor…

    tarih ve edebiyat bunları yazacaktır.

Leave a comment