Browsing articles in "İçerik"
Mar
5
2019

Ve evet – Nazlı Nesibe Kılıçoğlu

  Sonsuz nur, sonsuz ışık, sonsuz huzur ile uyuyordu. Gecenin ona ne getirdiğinden, penceresinin dışındaki dünyada neler olduğundan, hangi el yazmasının bir kez daha gecenin saklayabilirliği kullanılarak toprağın derinliklerine gömüldüğünden, rüyalarının en derinine daldığını gösteren yüzüne penceresinden değen kesik gece ışıklarından, nereden geldiği bilinmeyen gecenin ıslak havasının bir sevgiliyle buluşur gibi saçlarında süzülmesinden… Ve evet. […]

Oca
7
2019

Çok mu bildim gezemeden – Buse Tunçbilek

Hayat işte! Bir gün seninle bir yolculuk yapalım. Uzaklarda yalnız kalmış, canı sıkılan ağaca takılsın gözlerimiz. Beyaz düzlüğünü kurumuş Tuz Gölü olduğunu hatırlat bana. Tadından yenmeyen bir sohbete buyur etsin yüreğimiz. İç içe olalım yollarla. İnsan kendini ve hayatı tanıma fırsatını ancak bu zamanlarda bulabiliyor çünkü. Uzun uzun hatırlıyor geçici yolu, varacağı hedefi,  yönü, işaretleri… […]

Kas
15
2018

Tablo – Nazlı Nesibe Kılıçoğlu

  Atların şimşekli bir akşamüstünde koşuşturduğu o tablo Çocukluğum, canlandırmalarım, hayallerim, canlanmalarım. Temiz bir sayfa, yıpranmamışlık, başlangıç: Yanlış şarkı anlamıyorsunuz beni Böyle olmamalı bu şiirin başlangıcı Geceden başlamalıyım sabahlara kadar Yıldızları saymalıyım usanmadan Başka işim yokmuş gibi Bu şiiri yazmak ve yaşamak için Zamanım yok. Sabah oldu Yıldızlar yok artık gökyüzünde Sokak lambaları açık unutulmuş […]

Eyl
2
2018

Güneş batıyor, zindanda Yûsuf var!

Zamanın akıp gidişine andolsun ki insan elbette ziyandadır. Bu ziyanı elbette kendisi bütün zihniyle, bütün kalbiyle bilmekte ve hissetmektedir. Onun ziyanı bu yüzden, yani bu bilmekliğinden her gün katlanmaktadır. Bilmeseydi eğer, bilemeseydi belki Rabbi onu bağışlayabilirdi. Muhakkak ki o affedenlerin en yücesidir lâkin insan kendi affedilişine el vermekten sürekli imtina etmektedir. Büyük bir hızla affediliş […]

Haz
6
2018

Yetişememiş – Elif Demirbaş

  Dizleri yıpranmış, dirsekleri çürümüş, topukları nasır tutmuş olanlardır. Onlar ki ömürdür, doğumdur, ölümdür. Genelde bakılmasa da bakınca iç titretenlerdir. Koşsa yetişememiş, yakalasa da tutamamış kim varsa buradadır.

May
24
2018

Seyretmeye Devam Ederken – Nazlı Nesibe Kılıçoğlu

  “Bana her şey yaşamı hatırlatıyor.” Hiç kimse yorgun yürüyüşlerime aldırmıyor, herkes neticede kendisine göre oldukça yorgun. Hangi bağlamda, muamma.. Sadece karşıdan gelen bir abi; sağa bir, sola bir sarhoş yürüyüşümden rahatsız, yönünü değiştiriyor. Belki de sövüyor, duymuyorum ama alışkınım. Acıtıyor.

Mar
22
2018

Çocukça Bir Pembe Heves – Nazlı Nesibe Kılıçoğlu

  Saat ikindi sonrası; kışa göre akşam, başka memleketlere göre gece, yüreğime göre hüzün. Ve bembeyaz bir sayfaya, mürekkebin ağırlığıyla yılın ilk gecikmiş yazısı. Yazacağım kelimeler de söylediğim sözler kadar kararsız olacak biliyorum ama yine de ufak bir yolculuğa çıkalım istiyorum: Bir gün. Her gün gidip geldiğim otobüsün koltuğunun altından gelen sıcak hava ayaklarımızdan şehrin […]

Sayfalar:1234567...90»